Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Her gün fink attığım internet aleminde benim de bir izim olsun istedim. Sevdiğim,nefret ettiğim,yaptığım,aldığım,izlediğim,dinlediğim,gördüğüm,yediğim,içtiğim,taptığım ne varsa topladım buraya...Ve yavruto@gmail.com' dayım.

22 Aralık 2011 Perşembe

Taş Gibi Çerçeve :)

Herkese merhaba;
Dün bir itirafla haber verdiğim güzel ve basit olduğunu düşündüğüm bir projem var.
Adını ''Taş gibi çerçeve'' olarak belirledim.

Bu çerçevelerinde bir doğuş hikayesi var elbet.Şöyleki bu yaz yani 2011 Haziran ayında gecikmeli olarak balayımız için Bodrum'a gittik. Bizim için bir ilk olucaktı. İlk tatilimizdi.

Zaten dediğim gibi ben peçeteye bile anlam yüklemesi yapabilen biriyim.Evdeki anı kutumu bir döksem önünüze sırt üstü yatıp gülersiniz sanırım.Buda mı saklanır diyecek biri kesin çıkar. Balayımızı neden gecikmeli yaptığımıza gelince 2010'un Aralık ayında evlendik.Tam bir kış günüydü.Yağmur ve kar yetmiyormuş gibi bi de lodos vardı. Herşeye rağmen çok mutlu bir gelin olmayı başardım elbette. Ankara'dan İstanbul'a çok hızlı bir transfer oldu benimki. Futbolla ilgileniniz varmı bilmiyorum ama transfer yapmanında belli bir süresi vardır. Beni Nijerya'da son anda keşfedilmiş yıldız futbolcu gibi düşünün. Tranferi yapılamazsa oyuncu elden gider milyon eurolara alamazsınız sonra. Çünkü Real Madrid ve ya Barcelona kapar o oyuncuyu. Neyse düğünden sadece 3 gün önce annemle İstanbuldadık. Geride kalanlar cumartesi İstanbul'da olucaktı. Geldiğimin ertesi günü iş görüşmesine gittim. Cumartesi evlendim,bir hafta sonra işe başladım. Plansız programsız bir evlilik değildi elbette ama farklı şehirlerde evlilik hazırlığı yürütmek çok zor.Yazarken yoruldum ama yaşarken hiçte öyle olmadı :))) Yeni konumuzu bu arada da belirlemiş oldum.

Velhâsıl güzelde bir tatil geçirdik. Sezon henüz yeni yeni başladığı içinde Bodrum fazla kalabalık değildi. Tatilimiz boyunca cebimde ufak taşlar biriktirdim. Şortumun cebine, plaj çantama rengini şeklini beğendiğim taşları atmaya başladım.Tatilimiz boyunca Bodrumun diğer bölgelerini gezerkende aynı şekilde iri taşlar topladım. Dediğim gibi bazen anlamsız görünen şeylere anlam yüklemekte üzerime tanımam. Farkılı yerlerden topladığım taşları ayrı ayrı yerlere koyuyordum ki karışmasın. Sonrada otele gelince ufak bir kağıda tarih ve yer yazıp taşları sarıp sakladım. Böylece kayıtlar doğru ve sağlıklı olucaktı :)))

Böyle böyle taşları toplaya toplaya iki plastik bardağı doldurdum.Valize koydum ve eve getirdim. Ben bunları yaparken eşim bana anlamsız anlamsız baktı. Hatta otelde tanıştığımız ve halen görüştüğümüz tatil arkadaşlarımızda.Taki eve gelipte bu taş çerçevelerimi görene kadar. Artık o taşların bir anlamı vardı. Millet gibi toplayıp akvaryuma dekor yapmadım anlayacağınız.Ayrıca akvaryumum da yok zaten.
                                                
                                                            MALZEMELERİMİZ
Yapıştırıcıyı arasıra kabukların üzerineden dökün.Sabitlemeye yardımcı oluyor.



Yapıştırıcı olarak A502'yi kullanıcaksanız.Parmaklarınıza bulaştırmamaya çalışın.Ben 2-3gün  kurtulamadım.






Bir de malzeme sorunsalı var .Onuda çözeceğiz hep beraber.
Ben çerçeveleri İkea'dan aldım. Hani hiç bi'şey almadan çıkamadığımız o deli işi yer var ya işte ordan. Sanırım 3 tanesi 4.95 tl. Ya da o civar.5 lira değil ama 4lirada değil.Arada bi'şey işte.
Yapıştırıcı 1 lira. Hobi malzemesi satan dükkanlarda dahi var. Taşlar bedava. Tabi otel giderini saymaz iseniz.
Ben her çerçeve için 1 tam yapıştırıcı harcadım. En taşlı olan çerçeveye mecburen harcadım. Hem altına hem üstüne yapıştırıcı uyguladım. Zaten sıvı olduğu için her taşın üzerine bir damla dökmem yetti.Hem taşları parlak gösteriyor hemde düşme ihtimali ortadan kalkıyor.

                                                                 Taş çerçeve
                                               Kabuklu çerçeve..


Taşlar üç çerçeveye yetmeyince daha önceden topladığım kabularla ayrı bir çerçeve yaptım.Onları daha önce Alanya'dan toplamıştım. O zamanlar kabuklu kolyeler felan meşhurdu. Fakat onları kullanmadım. Çünkü delikleri yok :(( Onlarıda bu uğurda harcadım anlayacağınız. Sonra malzemelerim ancak karıştırarak bir çerçeveye daha yetti. Çerçevelerin içine de tatilde çektirdiğimiz ve sevdiğim üç fotografı koydum. Duvardaki yerlerini kaptılar. Evimize gelen misafirlerimiz fotoğrafları sorarken '' burası neresi '' diye değilde, ''Bodrum mu? '' diye soruyorlar. Yaşlandığımda torunlarım bura nere annaanne/babaanne diye sorduklarında kolayca cevap verebilmek için Bodrum diye de yazdım taşların üstüne. Klasik yöntem ojeyle yazıları sabitledim. Taş toplamaya devam etmem benim geleceğime dair bir tüyo sanırım. Böyle türlü türlü çerçevem olabilir diye düşünüyorum.

                                                    Kalan malzemelerle yaptığım çerçeve




Benim için anlamı tarifsiz,çok kıymetlililer. Ve yaparken de çok keyif aldım. Biraz da eşimin şaşkın bakışları keyiflendirdi galiba beni :)) Siz de beğenir misiniz,dener misiniz bilmiyorum. Ama ben çok severek kullanıyorum.
                                  
                                                    Ben duvara asmak için çivi kullanmadım.
                                             Bauhaustan çift taraflı bant aldım gayet kullanışlı.

Yapmayı düşünenler için kolay gelsin. Sevgiyle kalın.

2 yorum:

aysun dedi ki...

Sevgili yavruto:)anlamsız nesnelere yüklediğin anlam gayet anlamlı kelimelere de bulaşmış sanırım bu anlam.taşlar ve deniz kabukları çok şirin bi fikir marjinal olmuş bence. kalemine diyecek yok daha çok yaz.Hoşça kal.

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

aysun;
teşekkür ediyorum güzel yorumun için.umarım gözüne yapılabilir gelmiştir.Daha farklı materyallerle de birleştirilebilir elbette.Sevgiyle kal.Beni böyle güzel yorumlardan da mahrum bırakma. Sık sık uğra.