Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Her gün fink attığım internet aleminde benim de bir izim olsun istedim. Sevdiğim,nefret ettiğim,yaptığım,aldığım,izlediğim,dinlediğim,gördüğüm,yediğim,içtiğim,taptığım ne varsa topladım buraya...Ve yavruto@gmail.com' dayım.

26 Aralık 2011 Pazartesi

Bir İstanbul Klasiği

                                    
Sabah işe gidebilmek bu şehirde öyle zor ki. Normal şartlarda ( ki henüz kendisiyle müşerref olamadım) evimle iş yerimin arası maksimum 20 dakika sürer. Fakat sabah trafiğinde 45 dakikada varabildiğim zaman şükrediyorum. Bazı sabahlar tüm enerjimi trafikte harcıyorum ve bana hiç bi’şey kalmıyor. Bide karşıya geçmek durumda kalsam acaba ne hale gelirim. Kolay değil kıta geçiyorsunuz :) 

23 Aralık 2011 Cuma

BENDE Kİ ; ENTELEKTÜEL MAÇO, PEKİ YA SİZDE Kİ

      Ansızın taktımı takar derler ya vaziyet aynen budur. Şuan yeni bir yapılanma içinde. Yalnız olmadığını düşünüyor ve bunu kanıtlamak için çalışmalara başladı.

     Kısaca bir üstünden geçmem gerekirse kimi zaman ojenin rengine,göz kalemine,lip glossa,çorabın rengine,topuk boyuna,yani çok eften püften şeylere takılır. Acaba diyorum ''Bu adam bana hiç karışmıyor,ohhh rahatıma bakayım'' dememem için mi böyle yapıyor. Henüz kestiremedim. Çoğu zaman komik gelir bana  bu halleri. Güler eğlenirim. Henüz aramızda bu mevzulardan dolayı bir anlaşmazlık oluşmadı. Bir şekilde hallettik :)

     Yakın tarihte kayınvalidemi ziyarete gittiğimizde eşim '' ben kendimi entelektüel maço olarak tanımlıyorum '' dedi. Kayınvalidem şiddetli bir biçimde karşı çıkıyor ''sen maço değilsin,kabul etmiyorum,olamazsın '' diye eşimi geri püskürttü. Aralarında kendilerince takıldılar birbirlerine. Ama ben eşime katılıyorum ve yaşıyorum.
    
     Eşim reklam ajansında metin yazarlığı yapıyor. Burda yazdıklarıma da olabildiğince dikkat ediyorum çünkü yanlışlarımı buluyorum biliyorum. Farklı senaryo gruplarında ve ajanslar da çalışmış bir metin yazarı.Şuanda da yazılarının yayınlandığı bir site var. İlişkimize, yaşadıklarımıza onun gözünden de bakma fırsatı doğuyor bana. Kendi iç dünyasını ister istemez keşfediyorum bu sayede. Kurduğum her cümleden bi'şey bulup çıkarıyor ve bi'şeyler karalıyor.Keyifli yönleri elbette var. Ama bi de bu sefer ne yazdı acaba korkusu da yaşamıyor değilim.

      Çalışma arkadaşı eşimle ilgili olarak bir çalışma yapmış. Ben çok beğendim. Keşke benimde fotoğraflarımın üzerinde böyle oynamalar yapılabilse. Steve Jobs 'un unutulmayacak pozunu birde eşimin üstünde görün istedim. Bu düzenlemeyi baz alarak ilerde karizmatik biri olucak diye düşünmeden de edemiyorum. Acilen Ajda Pekkan moduna geçmem lazım.


     Keyifli ve espirili yazıları için , Ben Evli Bir Erkeğim
     Facebook , Face/ EntelektuelMaco
     Twitter, EntelektuelMaco

Bende ki bu.Ya sizde ki.


   
   



22 Aralık 2011 Perşembe

Taş Gibi Çerçeve :)

Herkese merhaba;
Dün bir itirafla haber verdiğim güzel ve basit olduğunu düşündüğüm bir projem var.
Adını ''Taş gibi çerçeve'' olarak belirledim.

Bu çerçevelerinde bir doğuş hikayesi var elbet.Şöyleki bu yaz yani 2011 Haziran ayında gecikmeli olarak balayımız için Bodrum'a gittik. Bizim için bir ilk olucaktı. İlk tatilimizdi.

Bir itiraf :))

Evden çıkarken usb belleği evin bir yerlerinde unuttum.Ve post hazırlayamıyorum :(

Yarın nur topu gibi bir projemiz daha olucak.
Siz anılarınızı nasıl biriktirirsiniz bilmem ama ben en anlamsız objeyi bile anlamlı hale getirebilme gibi bir yeteneğe sahibim.
Siz kahve aşkımla oyalana durun bi taraftan da meraklanın istedim.Yarın bize lazım olan temel üç malzememiz var.

Gerisini evdeki eşyalardan temin edeceğiz.
Haaa bi de şeffaf oje ve bir asetatlı kalem de olsa fena olmaz.

Dıy ya da değil onu da sizin yorumunuza bırakıcam.

Silikon tabancasız afilli hareketler arifesindeyiz. Hazır mısınız :)

21 Aralık 2011 Çarşamba

Kahve

Sizinde hayatta haddinden fazla sevdiğiniz güzellikler var mı ? Benim var.Kahve..
En çokta beyaz  porselenden altın yaldızlı elbiseyi yakıştırıyorum ona. Gelin gibi oluyor benim nazarımda. Süse püse ihtiyacı olmayan,köpük köpük bir güzelliğe sahip.
Herkesin diline bir kez olsun değmiştir bu lezzet.Güzel anılar biriktirdik onunla.Kimi zaman sohbetlerime kimi zaman yorgunluğama eşlik etti.Yemeğin ardından çıktıysa sahneye assolist oldu.Tatlıyla geldiyse rötuş.Ama her daim beni keyiflendirmeyi bildi.

                                                                      Sıcacık  bir Bodrum akşamından...                                      

Bir yudum aldıktan sonra fotoğraf makineme sarıldım :)))

19 Aralık 2011 Pazartesi

Okunası şeyler...Ev halleri..

Kediler...Seveni kadar sevmeyini de epey boldur.Kediler içinde öyle sizi ya severler,ya da sevmezler.O isterse onu sevebilirsiniz o istemezse dokundurmaz kendine.Gururludur,otoriterdir...
Şu an evimizde Kötü Kedi Şerafettin fırtınası esiyor.Tüyap kitap fuarından serinin beş yayınını da almıştık.Yeniden düzenlenmiş ve kitap haline getirilmiş.Ben bu halini çok sevdim.Vakti zamanında kaçırdığın ne varsa hepsi tas tamam peşi sıra içinde.Kadıköy'de kitap sahaflarının tezgahlarına girmeyi başarmış ender karikatürlerden.O ki Şerafettin sevmeyeni yok,o bir cihangir kedisi,eee daha ne olsun.


Çizer: Bülent Üstün

16 Aralık 2011 Cuma

Yeni bir başlangıç. Ve bir proje.

Merhaba;
Hoşuma giden bir başlangıçtır.Kelime anlamı olarakta içimi ısıtır. Merhaba '' benden size/sana zarar gelmez '' anlamını taşıyor.Bu görüldüğü üzere ilk yazım. Özetle kendi mutlu dünyasında kendi halinde biriyim.Benim hayatıma renk katan ne varsa sizinle paylaşacağım.