Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Her gün fink attığım internet aleminde benim de bir izim olsun istedim. Sevdiğim,nefret ettiğim,yaptığım,aldığım,izlediğim,dinlediğim,gördüğüm,yediğim,içtiğim,taptığım ne varsa topladım buraya...Ve yavruto@gmail.com' dayım.

17 Ocak 2012 Salı

Güneşli Bir Pazar Gününden...

Şimdilerde benim için nefes almak deniz havası solumak demek oldu. İşte bu kadar kolay adapte oldum İstanbul'a :))

Ailem çok memnun  bu durumdan. Alıştın sen diyorlar. Uzaklığı böyle avunarak geçiştiriyoruz.Sizi bilmem ama bu hafta sonu benim için bambaşka başladı. Anne ve babam Ankara'dan kızlarını görmeye geldiler. Tabi damatlarını da. Cumartesi günü öğleden sonra başlayan kar pazar günü devam etmedi. Harika açık ve temiz bir hava vardı. Elbette çok soğuktu. Şu fotoğrafları çekmek o kadar zor oldu ki. Parmağım deklanşöre basamaz hale geldi.  Az ve öz bir kaç  kare çekmeyi başardım. Tüm soğuğa rağmen sahile kış gününde de uğramakla onunda gönlünü aldığımızı düşünüyorum.



 Bu günler benim için evde anne yemekleriyle karşılaşılacak,gene hazır sofraya oturacağım günler. Dün bu harika anı yaşadım. Yalnız eve hemen müdahale ettiğini de fark ettim. Mutfakta bişeylerin yeri değişmiş. Olsun şikayetçi değilim. Elma kurdum o benim. Minik minik dolaşıyor evimin içinde bi de arada bana sesleniyor. Şu nerde..bu nerde...
 Babam ise damadı ile bol bol futbol muhabbeti yapıyor. Salon ve oturma odası arasında mekik dokuyor.
Anne babama yol tarifi yapacak seviyede Anadolu yakalıyım. Hatta ve hatta eşime bile. Henüz İstanbul'lu değilim. Avrupa yakasının güzel yerlerini biliyorum bitek.  Beni bu şehire asıl alıştıran canım kocamdır tabi. Ben şehirlere değil de kişilere bağlıyım. Eğer sevdiğim biri yoksa en güzel şehir bile çekilmez gelir. Yani benim için böyle.



Caddebostan sahilini bilenler bu ufak kumsal bölümü hemen tanımışlardır. Yol boyu beton alandan sonra bu alan çölde su gibi geliyor insana. Kuma dokunmak,kabukları görmek.Ve hatta yosunlar,dalga sesleri. O an İstanbul'da değilim sanki elli metre ilerde sahil yolunda arabalar yok. Korna sesi mi o da ne.

Bi de başımızın üstünde paraşütüyle gezinen iki paraşütçü vardı. Motorlu paraşütleriyle sahil boyunca süzüldüler. Eminim soğuktan donmuşlardır.

Ama şüphesiz çokta keyif alıyorlardır.

Ve şuan ıssız bekleyen Bostancı İskelesi..
Çok az sayıdaki ada sakinine hizmet vermeye devam ediyor. Şanslı insanlar onlar,hem de çoooooooooooook.


Günü sonlandırırken hafızama kazıdığımda bir kare vardı. Hemen altta. 
Sessiz,sakin baharın gelmesini bekleyen adalar. Sessizliğin keyfini çıkarıyor,dinleniyorlar. Havalar ısınıcak,güneş yakmaya başlayacak ve biz ya da ben gene koşucaz oralara.
Sayılı gün çabuk geçermiş..Bekliyorum.Bahar gelecek biliyorum...

6 yorum:

aysun dedi ki...

Bir nefeste okudum yazıyı evde hazır masa bulmak çölde su gbi gerçekten düşünemiyorum yapılan yemekleri adalara yüklediğin mana çok duygusal geldi bana

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

Anlatılmaz bir mutluluk. Tv koltuğuna kurulmuş halide tam ıssırmalık.

 Stil Direktörü  dedi ki...

kuzum temanı az genişlet fotolar taşıyor ve pop up sayfa yap yorum alanını bizler daha kolay ayzarız fotolar ise süper öperim

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

Emir telakki ederim üstad. Tema kolayda o diğerini nasıl yapıcam hemen araştırıyorum.Öpücüklerimle.

sezince dedi ki...

şu soğuk günlerde için ısınmıştır ... çok sevindin ailenin geldiğine ..... selam ve sevgilerrrr...

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

Hemde nasıl..
Güzel sohbetinle.Sıcakcık içeceklerimizle bir Kadıköy buluşmasına daha görüşebilmek dileğiyle.