Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Her gün fink attığım internet aleminde benim de bir izim olsun istedim. Sevdiğim,nefret ettiğim,yaptığım,aldığım,izlediğim,dinlediğim,gördüğüm,yediğim,içtiğim,taptığım ne varsa topladım buraya...Ve yavruto@gmail.com' dayım.

16 Şubat 2012 Perşembe

Ne İzlesek - Midnight in Paris

Karşımızda bir Woody Allen filmi.
Midnight in Paris.

Yönetmen koltuğundaki isim Woody Allen olunca filmde ister istemez bir kaç adım önde oluyor. Bence '' Paris'te Gece Yarısı '' başarılı bir film. Senaryosu,oyuncuları,görselleri,kostümleri,müzikleri herşeyiyle beni çok etkiledi.


Filmin başrol oyuncusu da Paris :)) olunca ister istemez bir merak uyanıyor. Başlangıç görselleri,ufak Paris turu,hızlı kayıt akışı vs.. hepsi çok hoştu. Filmin konusu ise ; evlilik tarihleri oldukça yakın olan nişanlı çiftimiz Gil ve Inez, gelin adayımızın babasının iş gereği Paris'e gelmesini fırsat bilip, ufak bir tatil için bu büyülü Avrupa şehrinin yolunu tutarlar. Önceleri her şey eğlencelidir. Çiftimiz Paris'le beraber birbirlerinide keşfe çıkmışlardır aslında. Ve bir süre sonra bu iki Amerikalı aslında farklı dilleri konuşuyorlardır.Zaten İnez'in ailesi Gil'den günahları kadar da hazetmemektedirler. Gil'in Paris caddelerinde gece yarısı yaşadığı gerçek üstü maceralar hayatını değiştirecektik.Kısacası film geçmişle bugün, gerçekle hayal arasında gidip gelen paradoksal öğeler barındıran,eğlenceli-romantik bir konuya sahip.



             Paris'in büyüsü film karelerinden bile beni öylesine etkiliyor ki bir gün görebilmeyi çok istiyorum :))

İzlediğim tüm filmlerde ayrıntıları yakalamayı severim. Bu sahnedeki köprüyü daha önce bir Luc Besson filmi olan ''Angela'' dan hatırlayabilirsiniz.

Woody Allen'nın bizi şehirlere aşık etme gibi bir görevi de var sanırım. Barcelona Barcelona 'dan sonra şimdi de Paris. Ve bir gün Woody Allen, bir İstanbul filmi de çeker mi acaba... KEŞKE.

4 yorum:

VuslaT dedi ki...

ah paris paris gecesi ayrı güzel, azıcık güneşi ayrı, rüzgarı, yağmuru, sokakları, köprüleri, sacre coeur daki ressamları..
paris güzel şehir. İstanbulumuzun ankaramızın trabzonumuzun konyamızın urfamızın çanakkalemizin..... yarısı kadar güzel bir şehir.

 Stil Direktörü  dedi ki...

Kuzum film harbi güzeldi lakin bilirsin Paris olunca içim sıkılıyor bu dünyada sevmeyen tek ben varım sanırım bacım. Ömi'şle gidince severim sandım ama tık yok anam sevemedim gitti şu Fransız'ları bilirsin Versay'da wc yoktu pis şeyler parfüme daya altına sıç o derece ahahah .) hadi kaçtım ben valiz yapcim mucxx

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

VuslaT; Urfa ve Trabzon hariç diğer tüm şehirlerimizi görmüşlüğüm hatta Ankara'da büyümüşlüğüm ve Çanakkale'ye hayran kalmışlığım vardır. İnsan görmediğine özenir ya benimki de o hesap.

=/= YAVRUTO =/= dedi ki...

Edicim gene yolculuk nereye.. Paris'i hiç sevmedi sen...Senin gibi havuza atlar mıyım bilmiyorum ama Rocky filmindeki gibi basamakları bir solukta çıkmaya çalışabilir. Ee yumruğumuda kaldırıp esen rüzgara atmaya çalışayım diyorum. Bu parfümlerin üstüne utanmadan Made ın / Fabrıgue en France yazmıyorlar mı adam olan utanır yaa.. İzledik ''Koku'' filmiyle tüm foyaları ortaya çıktı zaten. Bu arada The Help arşivde bu hafta izlerim.